TR
  • English
  • Türkçe
  • русский язык
  • українська
  • العربية
  • Deutsch
  • español, castellano
  • Français
  • gör

    Tokat

    Köklü tarihi, pek çok medeniyete ev sahipliği yapması ve insanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri olması Tokat’ı turistik yerler bakımından zengin kılmaktadır.  Kent merkezinde yer alan; Tokat Kalesi ile ilçelerinde bulunan Zile, Niksar ve Turhal kaleleri yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerindendir. Osmanlı-Barok tarzında, 18. yy. da inşa edilen Latifoğlu Konağı Müze Evi, II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. Yılı şerefine yaptırılan Tokat Saat Kulesi ve 13. yüzyılda yapılmış olan Gök Medrese şehir merkezinde bulunan ilgi noktalarından birkaçıdır.

    Roma Dönemi Arsenali

    Niksar kent merkezinde bulunan Arsenal'in tabanı kireç harçlı horasan malzeme ile kapatılmıştır. Tavanda yaklaşık 4 m. yüksekliğinde havalandırma bacası yer alır. Girişler tuğla örgü kemer geçişlidir. Duvar kalınlıkları 1,20 m.'dir.

    Yağıbasan Medreseleri

    Yağıbasan Medresesi, Tokat ve Niksar’da yer alan iki medresedir. Tokat’ta bulunan Yağıbasan Medresesi, Çukur Medrese olarak da bilinir. 1151 ve 1152 yıllarında yaptırılan medrese, kapalı avlulu Anadolu medreselerinin ilk örneklerinden biri olması açısından önemlidir. Benzer yapı özellikleri taşıyan ikinci Yağıbasan Medresesi Niksar Kalesi’nde bulunmaktadır.

    Ballıca Mağarası

    Ballıca Mağarası Tabiat Parkı, 2019 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kabul edilen doğal miras alanıdır. Tokat’ın Pazar ilçe merkezinin 7 kilometre güneyindedir. Yaşı 3,4 milyon yıl olarak belirlenen Ballıca Mağarası, dünyadaki benzerlerinin içinde özel bir konuma sahiptir. Yarı kayalık yüksek bir tepenin yamacındaki mağaraya giriş, kısmen düzeltilmiş ana kaya bloğundan sağlanmaktadır. Gezilip görülebilen kısmı 94 metre yüksekliğinde olan mağaranın en önemli karakteristik özelliği, “soğan sarkıt” oluşumlarına sahip olmasıdır. Mağaranın bir diğer önemli özelliği koloniler halinde yaşayan cüce yarasaların bulunmasıdır.

    Saat Kulesi

    II. Abdulhamid’in padişah oluşunun 25. yılı için yaptırılmıştır. Dört yöne büyük kadranlarla her yarım saat ve saat başlarında iki dakika ara ile tam çalar durumdadır. Sesi kentin her semtinden rahatlıkla duyulabilmektedir.

    Tokat Kalesi

    Tam olarak ne zaman yaptırıldığım bilinmeyen Tokat Kalesi, Roma döneminde ticaret ve savaş yolları güvenliğini sağlamak için kurulan askeri garnizon merkezi olarak kullanılmıştır. 1074 yılında Danişmend Melik Ahmet Gazi tarafından fethedilmiş olup sırasıyla Danişmentli, Selçuklu, İlhanlı, Eretna, Kadı Burhanettin ve Osmanlı Devleti’nin egemenliğine geçmiştir. Dik ve sarp kayalar üzerine kurulu kale, doğal bir hisar durumundadır. Osmanlı Devleti zamanında zindanı, başta Malazgirt Savaşı’nı kaybeden Bizans İmparatoru R. Diogenes ve Osmanlı yönetimine giren Eflak (Romanya) Krallığı Prensi III. Vlad, yani Drakula gibi ünlü kişilerin Tokat Kalesi’nde gözetim altında tutulduğu bilinmektedir.

    Zile Kalesi

    Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi antik çağlarda kurulmuş, bir höyüğün üzerine inşa edilmiş akropol özelliğine sahiptir. İlçenin tam merkezinde bulunması nedeniyle şehrin her yerinden görülebilmektedir. Kale içerisinde işlevini yitirmiş saat kulesi ile diğer kalıntıları görebilmek mümkündür. Ayrıca kalenin su sarnıcı orijinal görüntüsündedir. Kalenin kuzey-doğusundaki kayalıklara oyulmuş Roma Dönemine ait küçük bir tiyatro da yer almaktadır. Ünlü Kumandan Julius Sezar'ın yaptığı Zela Savaşı sonucunda söylediği ve "Veni Vidi Vici" (Geldim Gördüm Yendim) sözünün Zile Kalesi’nde söylendiği rivayet edilmektedir.

    Taşhan

    1631’de yaptırılan Taşhan, Anadolu’nun en büyük şehir hanlarındandır. Dikdörtgen ve iki katlı olan hanın ortasında avlu bulunur. Günümüzde kafe ve alışveriş dükkanlarından oluşan nostaljik bir alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.

    Yazmacılar Hanı

    Geçmişte Gazioğlu Hanı olarak isimlendirilmiş ancak son yıllarda yaptığı özel üretim ile ismi de yaptığı üretim doğrultusunda değiştirilmiştir. Sulu Sokak tarihi şehir meydanına çıkan Halit Sokak’ta bulunmaktadır. Tarihi sivil mimari örnekleriyle bezeli olan Yazmacılar Hanı, günümüzde 20 odalı bir butik otel olarak hizmet vermektedir.

    Tokat Mevlevihanesi

    İlk olarak M.1638 tarihinde I. Ahmet’in vezirlerinden Sülün Muslu Ağa tarafından yaptırılmıştır. Sultan Abdülmecit döneminde yenilenmiş ve iki katlı olarak düzenlenmiş olan ahşap Mevlevihane, XIX. yüzyıl barok tarzının Anadolu’daki en güzel örneklerinden biridir. Anadolu’nun en görkemli Mevlevihane’sidir

    Mahperi Hatun Kervansarayı

    1238 yılında 1. Alaattin Keykubat’ın eşi Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Açık ve kapalı bölümlerden oluşan “Sultan Hanları” tarzının önemli örneklerinden biridir. İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan ipek yolu güzergahı üzerinde bulunmaktadır.

    Arastalı Bedesten (Tokat Müzesi)

    Günümüze gelebilen kalıntılardan ve tarihi kaynaklardan XV. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Bedesten; kıymetli kumaşlar, mücevherler ve buna benzer eşyaların satımına mahsus üstü kapalı, mahfuz çarşıların bütününe verilen isimdir. Arasta da aynı iş koluyla uğraşan dükkânları barındıran çarşı demektir. İnşa edildikleri dönemde önemli birer iktisadi kuruluş olmakla birlikte, Arastalar günümüzdeki banka ve borsaların görevini de görmektelerdi.  Arastalı Bedesten Mayıs 2012 tarihinden itibaren arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği Tokat Müzesi olarak kullanılmaktadır.

    Komana Antik Kenti

    Hellenistik Dönem’de faaliyet gösteren iki tapınak devletten biri olan Komana, Ana Tanrıça Ma’ya ithafen kurulmuştur.   Pontus Krallığı çöktükten sonra Komana Tapınak Devleti bir prenslik haline gelmiştir. M.Ö. 47 yılında Caesar tarafından ele geçirilen bölge Roma himayesine girmiştir. Zamanla rahipler önemli ölçüde güçlerini yitirmiş fakat Komana tapınak işlevine devam etmiştir. Roma’nın Hristiyanlığı seçmesinden sonra da önemli bir dini merkez olma hüviyetini sürdürmüştür. XI - XII yüzyıllara kadar şehir hayatı sürmüştür.

    Gök Medrese  

    XIII. Yüzyılda (1277) yapılmıştır. Anadolu Selçuklu mimari ve sanatının en belirgin özelliklerini taşımaktadır. İki katlı ve çift eyvanlı olarak inşa edilmiş olan Gök Medrese; taş, çini ve alçı süslemeleriyle ve yoğun olarak kullanılan bitki figürleri ve geometrik şekillerle dikkat çekmektedir.

    Osmanlılar zamanında XVIII. yüzyıla kadar medrese, bimarhane ve bir odası türbe olarak kullanılan yapı, daha sonraları şifahane ve göçmen barınağı olarak da kullanılmıştır.

    Atatürk Evi

    Mustafa Kemal Atatürk milli mücadele yıllarında ve sonrasında birçok kez Tokat’ı ziyaret etmiştir, Bandırma Vapurunda yanında bulunan ve Cumhuriyetin ilanından sonra milletvekili de olan arkadaşı Tokatlı Piyade Yüzbaşı Mustafa Vasfi SÜSOY’a ait bu konakta, eşi Latife Hanım ile birlikte misafir olmuştur. Konak günümüzde Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açıktır. 

    Latifoğlu Konağı Müzesi

    Tokat merkezinde bulunan ve Barok-Osmanlı mimarisini yansıtan Latifoğlu Konağı, 19. Yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiştir. Oldukça zengin ahşap, alçı ve kalem işi süslemelere sahip olan konağın paşa odasında bulunan barok tarzı tavan göbeğinin başka bir örneği bulunmamaktadır. 1988 yılından bu yana, Tokat Müzesi bünyesinde, Tokat’ın geleneksel ev kültürünün yansıtıldığı Müze-Ev olarak hizmet vermektedir.

    Halit Sokak- Sulu Sokak  

    Tokat eski kent merkezini ve aynı zamanda kentin tarihi ticaret merkezini oluşturan Sulu Sokak ve onunla bütünleşmiş konut yerleşimi Halit Sokak günümüze kadar Tokat’ta uygarlık kurmuş bütün medeniyetlerin izlerini taşımaktadır.

    Bey Sokağı – Beyhamam Sokağı

    Tokat il merkezi, Bey Sokağı ve Beyhamam Sokağı’nda bulunan ve iki yönlü olarak sokağa cepheli Geç Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemlerine ait evler Anadolu’nun iyi korunmuş sivil mimari örneklerindendir.

    Garipler Cami

    1. yüzyılın son çeyreğinde (1080-1090) inşa ettirildiği bilinmektedir. Tokat il merkezi Pazarcık Mahallesi'nde bulunan Garipler Cami, minaresinde yer alan yeşil sırlı tuğlalardan dolayı halk arasında Yeşil Minareli Cami olarak bilinir. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra bütün Anadolu'daki en eski camidir.

    Ulu Cami

    Orijinalliğini en fazla koruyan camilerden biridir. Süslemeleri ve mimari zekâsı açısından örnek gösterilir. Ulu Cami, kuş evine ev sahipliği yapması sebebiyle de sıklıkla ziyaret edilen gezi noktalarından biri haline gelmiştir.

    Kuş Evi

    12. yüzyılda yapıldığı bilinen Ulu Cami, Osmanlı Padişahı Avcı Mehmet döneminde yenilenirken duvarına eklenen kuş evi bölge halkının hayvan sevgisinin sembolüdür. 

    Ali Paşa Cami

    Ali Paşa tarafından yaptırılan külliyenin bir bölümü olan Cami; muntazam kesme taşla inşa edilmiş büyük ve gösterişli bir 16. yüzyıl yapısıdır. Çok geniş olan son cemaat yeri bir kubbe ile örtülüdür. Orijinal süslemeleriyle günümüze ulaşan mütevazi yapıdaki şadırvanı da camiye ayrı bir önem kazandırmaktadır.

    Deveciler Hanı

    Mimari özelliklerinden Çelebi Mehmet ya da II. Murat döneminde yapıldığı değerlendirilmektedir. Sulu Sokak’ta yoğun imar faaliyetleri yürütülmekte iken yaptırılan ve tek kişilik odalarda konaklama hizmeti sunmuş ilk otel (han) örneklerindendir. Butik otel olarak hizmet verebilmesi için çalışmalar devam etmektedir

    Maşat Höyük  

    Yürütülen kazı çalışmalarında Hitit Çivi Yazısı ile yazılmış tabletler gibi Tokat tarihine ışık tutabilecek eserlerin ortaya çıkarıldığı Maşat Höyük’te; Eski Tunç Çağı, Hitit Çağı ve Frig (Demir) Çağının yaşandığı anlaşılmaktadır. Kazılarda çıkarılan tabletler ve eşyalar Tokat Müzesi’nde teşhir edilmektedir.

    Sebastapolis Antik Kenti

    Sulusaray ilçe merkezinde yer alan antik kent tarihi ilk Tunç Çağı’nda başlayan büyük bir höyük üzerine kurulmuştur.  Bazı kaynaklarda M.Ö. I. Yüzyılda kurulmuş olduğu kaydedilmektedir. Pontus Galaticus Eyaleti’ni Kappadokia topraklarına katan Traianus, Anadolu’da Sebastopolis’i Romalılaştırma merkezi yapmak istemiş ve kendisi de belirli bir dönem şehirde yaşamıştır.

    Sulusaray Kaplıcası

    Antik Sebastapolis Kenti harabeleri arasında kaynayan Sulusaray Kaplıcası bölgenin en önemli kaplıcasıdır. 55 C olan kaplıca suyu minerallerine göre tuzlu, sülfatlı- hafif acı olarak tanımlanmıştır. Sulusaray kaplıcası romatizmal hastalıklardan rahatsız olanlara şifa vermektedir. Halen otel, devre mülk ve bungalov evlerle ziyaretçilere hizmet vermektedir.

    Horoztepe

    Horoztepe’de M.Ö. 3000 yılına ait mezarlar bulunmuştur. Eski insanların adetleri olan “ölüyle gömülen eşyalar”a rastlanmıştır. Madeni ve altın süs eşyaları Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Çıkarılan eserler arasından en önemlisi bronzdan yapılmış çocuğunu emziren kadın heykelidir.

    Aktepe Höyüğü

    Çamlıbel kasabası yakınında olan Aktepe Höyüğü; Tunç, Hitit ve Frig Dönemlerine ait mirası günümüze taşımaktadır.

    Leylekli Köprü (Yılanlı Köprü)

    Niksar ilçe merkezinde bulunan Çanakçı Deresi üzerinde Arasta Cami yanındadır. Roma dönemi eseridir. Tek kemer gözlü, yarım daire şeklindedir. Kemer kilit taşının üzerindeki taşta ağzında yılan tutan bir leylek figürü vardır.